Yeni iMac

mac1Böyle bir güzellik olamaz. Edinmek istiyorum bir tane ama ne yazık ki fazla pahalı. :’(

Apple iMac

Zaman arası

Çok ara verdim geri dönmem lazım…

Eşref Armağan, Türk Kör Ressam

Bir video kelimelerin yetmediği yerde çok şey anlatır:

İsrail aslında heryerde

İsrail mi? Onlar aslında heryerdeler. Nokia böyle düşünüyor olmalı, kim bilir belki onlarda öyle istiyordur.

İşte bakıyoruz şimdi Nokia’nın ana sayfasında ki Middle East (Orta Doğu) ülkelerinin siteleri

israilmeİsraili (Israel) kırmızı halka içine almaya gerek yok heralde zaten kabak çiçeği gibi ortada. Buraya kadar sorun yok evet İsrail bir orta doğu ülkesi. Peki ya Avrupa? Hadi kontrol edelim:

israileu

Fazla konuşmayacağım. Kafasını azcık çalıştırmayı başarabilen her insan bir pay çıkarır buradan kendine.

Yeri gelmişken merak etmeyin, Türkiye latin amerikada yer almıyor. Ama hem avrupa hem orta doğuda toprağımız olduğu halde bizim ülkemiz bile her ikisinde yer almazken İsrail var. Gülsen bir türlü, ağlsanan bir türlü.

Amerikalıların bakış açısıyla “Dünya”

Bir resim ne kadar çok şey anlatabilir? İşte cevabı:

worldaccordingtoamericans

Bu resime yorum yapmaya bile gerek yok. Sadece üstlerinde ne yazdığını açıklayayım.

Amerika’nın üstünde “Amerika, biz 1 numarayız”,

Alaska ve Hawaii adaları üzerinde “daha fazla Amerika” ,

Kanada için “yaşam olmayan bölge”,

Kuzey Kutbu için denilemese de Kuzey kutbu olarak düşündükleri yer için diyelim “Noel Baba’nın yaşadığı yer”,

Meksika için “bizim pis işlerimizi temizliyorlar”,

Güney Amerika’nın tamamı için “sanırım kahve buradan geliyor”,

Antartika için “soğuk bir yer işte”,

Avrupa için “pisicikler”,

Rusya  için “komünistler”,

Çin olarak düşündükleri yer için “malzemelerimizi yapıyorlar”,

Japonya için “tv ve kameralarımız buradan geliyor”,

Avustralya için “kangruların yaşadığı bölge”

Ve gelelim en can alıcı bölüme:

Ortadoğu için “pislikler-sapkınlar” yazıyor, ve altında ise “bombalar buraya” denmiş.

Bu arada bilemiyorum farkettiniz mi Afrika yer almıyor bile. Kimbilir belki bizim için bile öyledir..

Ankara’nın Suyu Rezaleti

Eveet gelelim insanoğlunun en önemli, olmassa olmazı iki üç ihityacından birine: suya..

İşte güzel Ankaramızın güzel(!) suyu , izleyin

Bilgisayarla uzun süre çalışanlarda fıtık tehlikesi varmış

Zonguldak Karaelmas Üniversitesi(ZKÜ) Rektörü ve Beyin Cerrahı Prof. Dr. Bektaş Açıkgöz, yaptığı açıklamada, boyun fıtığı bulunan kişilerin, hastanelere genellikle boyun tutulması ve kollara vuran ağırlar nedeniyle geldiğini belirtti. Nemli bölgelerde kıkırdaktaki zorlanma sonucu boyuna darbe gelirse bel, sırt, diz ve kalça ekleminde kireçlenmeler olduğunu anlatan Açıkgöz, şöyle konuştu: “Su tutma özelliği bulunan kıkırdak yastıklar yardımlarıyla boyun ve bel kısmı her yöne hareket etmektedir. Bu kıkırdak yastıkları, boyunda, zorlamanın yanı sıra ağır kaldırma, merdivenden düşme ve trafik kazası gibi darbelerle fıtıklaşır. Bu bölgede en hassas organ olan omurilik bulunduğundan fıtık, boyun ve bel sinirlerine baskı yapar. Böylece kollarda ağrı, tuvalet ihtiyacının karşılanması ve yürüme sorunlar ortaya çıkabilir. Boyun fıtığı, özellikle sürekli bilgisayar başında ve klima altında çalışan bankacılar için risk faktörüdür. Aynı risk saatlerce mikroskop altında ameliyat yapan beyin cerrahları için de geçerlidir.“ YÜRÜYÜŞ VE YÜZME ÖNERİSİ Açıkgöz, boyun fıtığı olanların yatarken yüksek yastık kullanmalı ve yan yatmaları gerektiğine işaret ederek, şöyle dedi: “Boyun fıtığında en iyi tedavi yöntemi bilinçli yürüyüş ve yüzmedir. Haftada 2 gün 30 dakika sıcak suda yüzülmesi adaleleri gevşetir, insanı rahatlatır. Fıtıklarda genellikle tıbbi tedavi uyguluyor, boyunluk takılmasını öneriyoruz. Bu hastaların önemli kısmı 10 günde iyileşebiliyor. Daha sonra kişilerden boyun jimnastikleri yapmalarını istiyor, bazılarına da fizik tedavi uyguluyoruz. Ameliyatı son çare olarak düşünüyoruz.“

Kaynak : http://www.tumgazeteler.com/?a=4710493

Bilgisayar başında çok oturan biri olarak haber beni derinden etkiledi. Sizinle paylaşarak bilgilendirmek istedim.

Tema değişikliği, Hikmet abiye armağan..

Hikmet abi için tema değişikliğine gittim :) .

Hikmet abi bu müziği de sana armağan ediyorum (ve tabi siteme girip dinleyen herkeze):

Linus Torvalds da artık KDE yerine GNOME masaüstü yöneticisini tercih ediyor

linus_torvaldsLinus Torvalds (Linux’un babası) ateşli bir KDE kullanıcısıydı. Hatta Gnome projesini devam ettirenleri birer nazi olarak gördüğünü bile söylemişti. Demek ki neymiş tükürük yalanırmış..

Linux ile ilk tanışmam üstünden çok geçmemekle beraber heryerde yerli diye lanse edilen “işte bak milletin malı, bunu kullan” gibisinden aslında işin iç yüzünü bilmeyip tamamen duygular ile yapılan yorumlardan dolayı Pardus ile oldu. Aslında ozamanlar “İşletim Sistemi”nin ne olduğundan habersizdim. Bende çoğunluk gibi bilgisayarı “Yeşil başlat tuşu” (olmassa olmaz!) ile çalışan bir makine sanıyordum. Bunları bana Pardus öğretti. Bilgisayarı açtığım zaman Grub ekranı geliyor ve hangi işletim sistemini seçmek istediğimi soruyordu. Aslında gönlüm bir yerlerde pardusu seçmemi istiyordu ama onda beni iten bir şey vardı. Ozamanlar farkedememiştim. Daha sonra pardusun ihtiyaçlarıma cevap vermiyor olduğunu görüp sildim.

Linux ile ilgili uzun bir hayal kırıklığı ve aradan sonra nasıl olduğunu tam hatırlamamak ile beraber Ubuntu ile tanıştım. Aman Allah’ım o ne güzel görüntü o ne güzel bir işletim sistemiydi öyle.  Küçük bir çocuğa yeni mükemmel bir oyuncak alınmış gibi sabırsızlıkla her tarafını kurcalamak hemen her özelliğini öğrenmek istiyordum. İşletim sistemi olayını Pardus ile anlamam gibi masaüstü ortamını da Ubuntu ile farketmiştim. Bir kaç gün geçtikten sonra anladım ki beni Pardus-Linux kullanmaktan alıkoyan Linux sistemi değil K masaüstü yöneticisi(KDE) imiş. Gnome sanki bir melekti, sanki bu sisteme yeni başlayanlar için biçilmiş bir kaftandı.

Linux ile yeni tanışacaklara sesleniyorum:

1- Ubuntu muhtemelen başlangıç için(hatta bence sonrası içinde) en ideal sistem.

2- Eğer Ubuntu yerine başka bir sistem deneyecekseniz bile Gnome ile başlayın, geliştiğinizi hissederseniz KDE ye geçiş yapabilirsiniz.(Ancak sanmıyorum)

Neyse gelelim haber konumuza;

Linus amcamızda nihayet GNOME a terfi etmiş sebebi ise KDE nin 4. nesli ile birlikte gelen sorunlar. Şöyle diyor Linus :

I used to be a KDE user. I thought KDE 4.0 was such a disaster I switched to GNOME. I hate the fact that my right button doesn’t do what I want it to do. But the whole “break everything” model is painful for users and they can choose to use something else.

I realise the reason for the 4.0 release, but I think they did it badly. They did so may changes it was a half-baked release. It may turn out to be the right decision in the end and I will re-try KDE, but I suspect I’m not the only person they lost.

Tamamını çevirmeyeceğim, tamamı için Google-translate kullanabilirsiniz. Ancak kısaca şöyle diyor: KDE 4 tam pişmemiş ve insanları sorunlarla boğuyor, sağ tuşumun yapmasını istediğim şeyi yapmamasından nefret ediyorum. Eğer sorunları düzeltirlerse tekrar KDE yi deneyebilirim ancak şu an da sanıyorum ki kaybettikleri tek insan ben değilim.

Ücretsiz Ubuntu Cep Rehberi ve Başvuru Kaynağı

Ubunturehber

Ubunturehber

Ubuntu ile ilgili ilk tanışmanızdan kendinizi geliştirmenize kadar uzun bir süre başvuru kaynağınız olacak bir kitap üstelik ücretsiz ve pdf şeklinde. Tam bir Ubuntu Linux başvuru kaynağı ve rehberi. Yazarın Ubuntu ve Linux ile ilgili bir kaç ücretli kitabı da bulunmakta. Kitap konuları sıfırdan başlayarak ele almış öyle ki Ubuntu nedir, Ubuntu yüklemesi gibi konuları bile anlatmış. Ubuntu’ya yeni başlıyorsanız kesinlikle okumanız gerektiğini düşünüyorum. İngilizce bilmeyenler için tek sorun dil olacaktır. Bunun dışında dökümanı açmak için Adobe Reader uygulaması gerekiyor. Kitap için buradan buyrun:

Ücretsiz Ubuntu Cep Rehberi ve Başvuru Kaynağı

Sonraki Sayfa »